Anasayfa

>a >a>>>>Üveysî Veli Lâdikli Hacı Ahmed Ağa (Osman KARABULUT)

HAK AŞIĞI AHMED HÜDÂ’Î DİVÂN’I
Lütfen Yazıları Doğru Okumak için Sayfayı İnternet Explorerda Görüntüleyiniz

NOT: Bâzı kelimeleri anlamadığınızda lügâtten bakabilirsiniz.

>>>>>>LÜGÂT

 

1-Açın Ol Ravzayı Habibi de var

2-Hak Hitabı Erişince

3-Dinle Kur'an da Hitab

4-Gecelerde Doğar Nuru Muhammed

5-Münacat

6-Bülbül Gibi Feryad Eder

7-Pür-Nur Olmuş Gülleri

8-Derdimin Dermanı Sensin Muhammed

9-Her Vakıtta Sizi İster Bu Gönül

10-Şefaat Ahmed'e Nuru Muhammed

11-Nideyim Cemalin Ben Görmeyince

12-Meded Ya Rabbena Kullara Meded

13-Meded Ya Rabbena Kullara Meded

14-Meded Meded Diye Ben Sana Geldim

15-Ben Rabbımı Bilmez Miyim Ya Melek

16-Ahdimiz var

17-Nasıl Kıydın Ey Yezid Sen Ol Ali Evladına

18-Evlad-ı Resül'e Nasıl Kıydınız

19-Kestiler Kelleleri Şam'a Oldu Armağan

20-Çeşm-i Püryan Silen Bilir

21-Dağların Mecnunu Oldu Bu Gönül

22-Mevla Mevla Der de Yanar Bu Gönül

23-Kore Harbi-Korkmayın Aslanlar Hücum İleri

24-Kore Harbi-Evliyalar Varıyor

25-Meded meded Der de Ağlar Hüda'i

26-Yansa da Hakk'tan Ayrılmaz Hüda'i

27-Şehidliğe Var Hitap

28-Hidayet Erişir Bizim Yurdumuza

29-Mevla'ya gel Mevla'ya

30-Cemalin Göster Allah'ım

31-Ölümün Aklına Düştü mü Gönül

32-Hakk'a Yalvar Açılacak Kapı Var

33-Elbet Kavuşuruz Rahman'ımız var

34-Neyleyim Cihanı Ben

35-Ey Hüda'm Sana Nettim

36-Mağrayı Dem..

37-İsyandan Esirge Sen Dilimizi

38-Bu Dünya Kime Kalır

39-Derde Çare Bulmadı

40-Saadet Babından Bir Sada Geldi

41-Ol Kapıyı Açan Bilir

42-Açın Kapıyı Ben Geldim

43-Halim Ne Olacak Ben Yana Yana

44-Gece Gündüz Ağladılar

45-Merhaba Konya

46-Ol Merkadi Bulan Bilir

47-Niçin Göstermen Allah'ım

48-Allah'ım

49-Ahvalimi Öz Yare Söyle

50-Çevirmem Dergah'tan Asla Yüzümü

51-Her Gün Yalvarırım

52-Şüphesiz Dünya'dan Göçeriz Bir Gün

53-Her Zaman Yardım Et Yaradan Settar

54-Resül'dedir İlm-i Hikmet

55-Ol Ayyukda Ahbap Neler Görürsün

56-Şefaat Ya Habiballah

57-Şefaat Ya Resülallah

58-Aşıkım Muhammed

59-Bakam Ağlayı Ağlayı

60-Hidayet Senden Allah'ım

61-Açın Kapıyı Ben Geldim

62-Rasülün Nurunu Gördün mü Dağlar

63-Eyyühelmücrim Hitabı Meftün Eyledi Beni

64-Yandı Ciğerim Her Tarafım Nar Benim

65-Habib'i Mustafa'nın Gelir Anda Kokusu

66-Mevt'im Gelince Bir Ateş Düştü Bize

67-Nideyim Ağacı Gülü Olmayınca

68-Affetmez misin Allah'ım

69-Bu Din Bağı Bizim İle

70-Vaz Gel Gönül Vaz Gel.. Mevlanı Ara

71-Nelerden Kurtarır Mevla İnsanı

72-Çıkmış Yollarına Bekler Bu Ahmed

73-Zalim Olma Sen de Yalvar Hakk'ı Bul

74-Ey Şanlı Kudüs

75-Habibine Aşık Benim

76-Her Nere Bakarsan Hikmet

77-Cümlenin Maksudu Sensin

76-Derdine Çareyi Arar Bu Ahmed

77-Allah Sana Yalvarırım

78-Resüle Ümmet Olun

79-Nar'ın da Hakk Nur'unda Hakk

80-Hakk'a Aşık Olanlar Hakk'ın Kapısın Arar

81-Mirac'ı Muhammed

82-Nedametli Alnımız Yerlerde

83-Uslan Gönül Uslan Artık

84-Kur'anı Derleyenler Ne Oldu Hani

85-Mavi Gecelerin Seher Vaktinde

86-Kara Toprak

87-Muhammed Mustafa

88-Onlar Neler Çekmediler

89-Kara Toprak Yemedi mi

90-Sabahleyin Seherlerde

91-Bilmem Nasıl Zaman Oldu

92-Zikredeyim Mevlam Seni

93-Uhud Dağı

94-Zevk-i Safa Cennettedir

95-Ğari Şerif

96-Kabem

97-LAİLAHE İLLALLAH

98-Anadoludan Bir Güneş Doğacak

99-Allah'ın Emridir İnsanı Sevmek

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BU GÜZÎDE ESER 

Hacı Ahmed Ağa Hazretleri’nin hayatı boyunca yanından ve hizmetinden ayrılmayan, mübarek ağzından çıkan her kelamı hikmet eseri bilerek, mümkün olduğu kadar yazmaya gayret eden, Dâr-ı bakâ’ya irtihâlinden sonra da, manevî yakîn’ini koruyarak muhabbeti ile yaşatan, sevgili Hak dostlarının himmet ve gayreti ile meydana gelen bu eser bir ticâri kitap değildir.

Hak Dergahı’nın, Muhammedî Gülistanın aşk kokularını saçan; Hak Âşıkı Hacı Ahmed HÜDÂ’Î Hazretlerinin Hayatı ve Divânı, Cemâl’i İlâhiyye’nin sevdasına susamış, vuslat yollarını arayan gönül yolcularına bir kılavuz ışık, hasretten ciğeri yanmışlara bir katre su’dur...

Muhammedî sevdanın ve Allah’a vuslat yollarının kapanmadığını, Rasûlullah (S.A.V) Efendimiz’in ve Yüzyirmidörtbin Peygamber vekîli Evliyâullah silsilesinin devam ettiğini ve aramızda bulunduklarını, ancak Allah’a aşık olup Cemâl’ine vuslat için hak yolu arayanlara gizli olmayıp, inanamayanlar için çeşitli perdeler gerisinde, kubbeler altında göründüklerini, hakikatte vuslât yollarını gösteren bir kol başıdır.

Kelimelerle tarifi yapılamayacak elinizdeki bu eserin vücuda gelmesinde, kırkbeş elli senelik el emeği göz nuru  hatıralarını ve tuttuğu notlarını bu inanca tahsis edenlere, hassaten Altınekin (Zıvarık) de bulunan Hacı Ahmed Efendi’ye açık teşekkürü borç biliyoruz. Allah kendilerinden râzı olsun. Cenab-ı Hak Kâdir’i Mutlak Hazretlerinden kendilerine, Ümmeti Muhammed’in duacısı olarak nice nice hayırlı uzun ömürler vermesini niyâz ediyoruz.

Kendi ifadeleri ile; “ Hacı Ahmed Ağa’nın bütün beyitlerini bir kitaba sığdırmak mümkün değildir. Öyle sıkıntılı zamanlar oldu ki ben, beş çuval dolusu hatıraları yakmak zorunda kaldım. Siz bu kadarlık kısmını neşredin bakalım, Allah zaman içinde neler gösterir..!” demişlerdir. Allah kendilerinden râzı olsun.

Kıymetli eski Türkçe el yazmaları elimizdedir ve bir nüshası bundan sonraki sahifelere neşredilmiştir. Bu kayıtlar bir inancın ve yaşantının eseridir. Lâdikli Hacı Ahmed Ağa Hazretleri Ümmî bir Velî olup, kendilerinin bir satır telifleri mevcut değildir. Hepsi seven gönüllere bâki kalmış, mânevî bir emanet ve hatıra olarak saklanmış aşk hazineleridir.

Bu eser sevip inanmışlar için; Bâki ve açık olan Muhammedî gülistan’dan nice güller dermelerine bir vesîle olur inşallah...

 

OSMAN KARABULUT

AÇIN OL RAVZA YI HABİBİ DE VAR  (Yukarı)

                                                                        

Kimler yapmış ol Ravzanın yapısın

Melekleri açmış tavaf kapısın

Hacer-ül Esved’in güzel kokusun

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Ravzana bakmaya insan mı kanar

Aşkından içenler böyle mi yanar

Ebu Bekir, Ömer, hem Osman da var

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Ol Ravza’da vardır yeşil direkler

Saçaklara konmuş bütün Melekler

Orda kabul olur bütün dilekler

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Halkı saf bağlamış Na’atler okurlar

Sokaklara saçmış türlü kokular

Eren, Evliya burada yatırlar

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Her aşık olan da maksuda ermez

Destur olmayınca Ravza’ya girilmez

Aşkından içenler kendini bilmez

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Uzaktan yakından sana gelirler

Gece gündüz kula tavaf ettirirler

Hak aşıklarına güller verirler

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Yangınlar yanar da dumanı nerde

Aşkıyın ateşi kaynıyor serde

Kalkmayınca görmez gözdeki perde

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Çıkardım dağlara Habibim derdim

Ol ulu Mevla’ma arzuhal verdim

Çok şükür Mevla’ma maksuda erdim

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Ol Ravza’ya karşı ettim kıyamı

Ortalığa attım gülü reyhanı

Senin Nurun aydınlattı bütün cihanı

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Gecelerde eser senin yellerin

Hakikatten açar senin güllerin

Ümmetine şifa olan dillerin

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Ben senin aşkını genciken içtim

Şimdi mecnun olup dağlara düştüm

Nice Evliyalar kapısın açtım

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Ben de aşık oldum gül Cemaline

Güllerin benzemez dünya gülüne

Topladım gülleri aldım elime

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Bakardım dağlara yol vermez dağlar

Hakk’ın Dergahına sıdk-ınan yalvar

Fatıma-Tüzzehra Validem de var

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Osman’a verildi Zinnureyn adı

Melekler semada etti feryadı

Ben senin isminden almışım tadı

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Ol Ali değil mi ilmin kapısı

Melekler karalar giydi hepisi

İmam, Hasan Hüseyn’in gelir kokusu

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Ümmetinden selam getirdim sana

Nice armağanlar verdiler sana

Ravza’na eriştim ben yana yana

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

İstemem dünyayı cihanı versen

“O asi, Ravzama girmesin” dersen

Kabire de girsem vazgeçmem Senden

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Ol benim aşkımı alsalar benden

Ol dostların gelir Hind den Yemen den

Ateşlere yansam da vazgeçmem Sen den

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Bilirsin içimi sana sözlerim

Ol kapından gitmez kara yüzlerim

Boran gibi yaşlar döker gözlerim

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

 

Zümrütten yakuttan yapısı da var

Besmele yazılmış kapısı da var

Senin Ümmetiyin hepisi de var

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Enbiya Evliya makamı yerdir

Oku Kur’anı nı ahkamı bildir

Sana Ümmet olan bir Gonca Güldür

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Bu Ravza’da vardır nurdan bir direk

Etrafında durur hesapsız Melek

Semayı Devreder bu Çark-ı Felek

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

Ravza’nın içinde abid’ler dolu

Mevla’sı göndermiş bu aciz kulu

İsyanımı sorarsan defterler dolu

HÜDA’İ sorarsan Mevla’nın kulu

Açın bu Ravza’yı Habibi de var

Benim dertlerimin Tabibi de var..!

 

 

 

HAK HİTABI ERİŞİNCE (Yukarı)

 

Hak hitabı erişince gizliler olur ayan

Onca ruhları halkettin Sana muhtaçtır cihan

Ol Resülün Mergadine yolladık biz armağan

Rabbımız bizim-ilen dir her vakıtta her zaman

Şefaat Senden isterim Ya Muhammed ,Ya İmam..!

 

Adetullah öyle cari her gelen devran eder

Dinle Hakk’ın Kur’anı nı ne esrar beyan eder

Gafil insan gafil olur nefsine ziyan eder

Okunur Uhrada defter her işi ayan eder

Asi demez mücrim dimez yolu Dergah’a gider..!

 

Eylerim Hakk’a münacat ol kapıda her zaman

Erişir Hakk’tan hidayet bu acize her zaman

 Her tarafım oldu isyan neylesin ahir zaman

Kabir münadi çağırır her vakitte her zaman

Şefaat Senden isterim Ya Muhammed, Ya İmam..!

 

Ol Hakk’a aşık olanlar Hakk’ın kapısın arar

Bulundum ahid yerinde eyledin kavli karar

Kendini sadrini pakle ol Dergaha öyle var

Hayır amelleri işle yareden Hakk’a yarar

Sabah ol mahşer gününde ol Hakk divanın kurar..

Alırlar defteri elinden evvela amal sorar…!

 

Bir melek münadi iner; Ey yatan gafil kişi

Gafil iken geçti ömrüm bitmedi dünya işi

 Sur munadi vurulunca cem olur erkek ile dişi

Vezn-ederler ol ayarda Altın ilen Gümüşü

Hidayette olan kullar yerler Cennet yemişi..!

 

Çağrılır alem Ervah’tan ol makamı görmeğe

Gece gündüz say ederler ol murada ermeğe

Dilleri Tevhid okuyor el alışmış vermeğe

Din hakkında sen de çalış gül bağına girmeğe

Aciz mi yareden Hüdam kula nusrat vermeğe

Ya Muhammed Sana geldim Nur Cemalin görmeğe...!

 

Ey Hüdam bizi yarattın kulları beni beşer

Ol Hüda’ya yakın olan aşkın şarabın içer

Buna fani dünya derler gam ile gelir geçer

Kurmuşlar Hakk’a divanı Nebi’ler Ümmet seçer

Ol hesabı doğru olan doğrudan doğru geçer..!

 

Sail’im geldim kapına Dergaha tuttum yüzüm

Aşkın ateşi yakıyor durmaz ağlıyor gözüm

Bir yerde karar edemem böyle mi benim yazım

Hacer-ül Esved içinde ol Ahd-i Misak bizim

Dergahına ben varacam karadır elim yüzüm..!

 

Dergahına ben varacam beni Yaradan Hüdam

Semavatlardan duyulur vakti Seherde sadam

Yetmişbeş yaşıma geldim kahlesiz nasıl yatam

Ol bana ibret değil mi nerdedir anam atam...!

Fazlaca mal vermedin ki kul’a tasadduk yapam

Kara yerlere gidince nasıl çırasız yatam..!

 

Gafilim mevt’im erişti kalbe açtın yareyi

Yalvar Hakk’ın kapısında bul derdine çareyi

Haram helal demez idin kazanırdın pareyi

Bir gün olur terk edersin malı mülkü sarayi

Bul hidayet kapısını sen arayı arayı..!

 

Açmışım mevt’in kapısın ol emanet vermeğe

Okudun mu ilmi dünü bu esrarı bilmeğe

Göz hicabın kaldırdın mı Hak yolunu görmeğe

Aciz mi Yareden Hüdama kula nusrat vermeğe

Din hakkında sen de çalış gül bağına girmeğe..!

 

İşte geldim gidiyorum neyleyim dünyayı ben

Eğer vakıf olduysan bu gizli esrara sen

Eli yüzü pak varayım ol Resulullah’a ben

Aşk-ı Resül düştü kalbe yanıyor kalb ile ten

Ol ahım eflaka çıkar yanıyor kalb ile ten...!

 

Aldatır bu fani dünya deme ki dünya benim

Kara yerlerden açılmış halbuki mekan senin

Hak Hakikat’tan geliyor doğrudur yolum benim

Ey beni Yaradan Hüda’m mülk Senin, Dergah Senin

Ol kapında ağlayan hem asi mücrim kul benim..!

 

Açmışım Meftün kapısın ol hana girmeğe

İlimden okudun mu Hak murada ermeğe

Göz hicabın kalktı mı Hakikati görmeğe

Bir emanet getirdim Ya Muhammed vermeğe

Her Seherde can gerktir gül bağına girmeğe..!

 

Her gün için esrarı seyredip bilmek gerek

Yüz sürüp Hak Dergahına, Hakk’tan dilerim dilek

Ol Resül dünyaya geldi Cebrail verdi bilek

Kutladılar Miracını İns ile Cini, Melek

Devir ediyor fani dünya, devranda çarkı felek...!

 

 

DİNLE KUR’AN DA HİTAP (Yukarı)

 

Hiçbir Ümmet okumadı Kur’an gibi bir kitap

Hakk Teala ne buyurdu dinle Kur’an da hitap

Hüda Kur’an da bildirdi ahkamı yüzdört kitap

Allah’a kulluk yapana ne sırat var ne hisap

 

Sabah ol Mahşer gününde ehli Cennet çağrılır

Hakk’a yakın olmayanın yolu başta ayrılır

Kün-Feyekün hitabında yer gök ehli çağrılır

Kurulur Hakk’ın mizanı bir gün ora buyrulur

 

Sür münadi vurulunca cihana eder nida

Kullarına rahmet eyle bari yareden Hüda

Mülk kimindir bildiniz mi ne mekan var ne sada

…………………..

 

 

Bir Üstad’dan okumadım yol nedir, erken nedir

İlmi zahir okumadım kalpteki burhan nedir

Ey beni yareden Hüdam cümle bilgi Sendedir

Dertliler geldi kapına hem dermanı Sendedir

Aşk-ı Resül düştü kalbe hem yangınlık tendedir

 

Kalp evinde bir melek var durmaz Aşkı söyletir

Yandı sadrimin binası gözlerimi ağlatır

Ol Hüda kılıncı olan Haydar Ali kandedir

Sıdk-ıla seyret cihanı ibret aşikarderdir

Ey beni yaradan Hüdam benim makamım nerdedir.

Dertliler geldi kapına hem dermanı Sendedir..!!

 

Cevheri kalb’de taşırım kalbdeki cevhere bak

Her gün için her saatte kullara gelir hitap

Hüda Kur’an da bildirdi ahkamı yüzdört kitap

Eyyühel Mücrim hitabı cümle kullara hitap

 

GECELERDE DOĞAR NUR-U MUHAMMED (Yukarı)

 

Kimse kadir olamaz vasfın etmeye

Uzaklardan geldim görüp gitmeye

Bülbüller başladı feryad etmeye

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Defterimi alıp okuyup durma

Gizli sırlarımı ayana verme

Alemler gitti de sen burada durma

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Bu aşkın zevkine insan mı kanar

Bir kürsü kurulmuş kandiller yanar

Enbiya, Evliya safları da var

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Zümrütten Yakuttan kasırları var

Selsebil ırmağı suları çağlar

Muhammed Nuruna bu cihan ağlar

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Semayı döndürür şu çark-ı felek

Safların bağlamış kıyamda Melek

Ravzanın üstünde nurdan bir direk

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Şu yalan dünyada sürmedim sefa

Yalan dünya kime eylemiş vefa

Hani Süleyman nerede Mustafa

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Çok nasihat duydum kalmadı bende

Mevla vermeyince kalkar mı perde

Beklerim Mevlam dan hidayet nerde

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Ol dostların gelir Hind den Yemen den

Sana Aşık olan geçer mi Senden

Ravzasına sorun memnun mu benden

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Evvel kalemde yazılmış yazı

Hak’tan Hakikatten ayırma bizi

Semada yerlerde ararım Sizi

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Nazar etmez oldun Türk’e Arab’a

Sana bağlı kalbler döndü haraba

Ol fesad uyandı, fitne Arab’a

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Yağmurlar yağdı da engine akar

Bu aşkın sevdası derunu yakar

Gözler uyku tutmaz şafağa bakar

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Bu yalan dünyada ne vefa gördün

Temiz Tahir idin isyana girdin

Alemi Evrah’ta ne ahid verdin

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Hakk’ın aşıkları erken uyanır

Yürükler cevrine can mı dayanır

Çiçeklerin rengi gece boyanır

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

İsa’nın, Musa’nın bastığı yerler

Enbiya, Evliya orada derler

Salih’in devesini nittiniz çöller

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Dertliyim derdimin çaresi nerde

Pervaneler gezer gittiğim yerde

Bizi bu hallere koyanlar nerde

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Hakikat erbabını seyretmek gerek

Nur’a devran eder İns ile Melek

Bizi bu diyardan göçürür felek

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Ceylanlar yayılır bülbüller öter

Düzülmüş safları olmuşlar kater

Hakikat erbabını seyretmek yeter

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Hiçbir kimse bilmez benim işimi

Bu aşkın yoluna koydum başımı

Dikmesinler benim kabir taşımı

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Hakikatın Nuru bu kalbe vurdu

Mevlam, Mevlam diye kıyama durdu

Ol Nurun ziyası nereye vurdu

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Boran gibi akar gözlerin yaşı

Sorguya başladı musalla taşı

Aşkın sahrasına saldın bu başı

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Dalıp yüzemen Deryada ne aran

Dürr-ile Mercanı ehlinden aran

Ol Hüda yanında ne işe yaran

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Nuh’un zamanından haber verdiler

Nasrani’yi, Yahudi’yi sürdüler

Müslüman askeri bura girdiler

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Kumları savrulur çölleri yanar

Acıdır suları insan mı kanar

Görmeye şayan ne kavimleri var

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Kimi feryad eder kimisi ağlar

Şehidler yaresin Huriler bağlar

Musa’nın Tur’udur karşı ki dağlar

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Şu esen yellerin reyhanına bak

Yıldızlar doğdu mu attı mı şafak

Şu yatan Ümmetin gafletine bak

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Bir virana vardım baykuşlar ötmez

Çöllerin hayali kalbimden gitmez

Şu yanan çöllerde ot bile bitmez

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Yesrip ilinden bu yeller essin

Aşkı Muhammed’e yananlar gelsin

Toplayın tabipler derdimi bilsin

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Bu Ravza’da vardır nurdan bir direk

Etrafında durur hesapsız Melek

Semayı devreder bu çark-ı felek

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Dertliyim derdimin çaresi yoktur

Yaradan Hüdam’da şifası çoktur

Mevla’mdan başka sahibim yoktur

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Beni bu diyarlardan alıp atsınlar

Köle diye pazarlarda satsınlar

Beni Ravza’sına bekçi yapsınlar

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Bezirganım ben de yükümü sararım

Tecelli eyleyen nuru ararım

Dağlar mecnunuyum neye yararım

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Gece gündüz durmaz feryad ederim

Ümmetim demezsen nere giderim

Ol ulu Mevla dan hicap ederim

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Hakikat erbabını seyretmek gerek

Nurun çevresinde devranda Melek

Ne bir Melek kalır ne de şu felek

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Çok ahidler verdim Adem olmaya

Aktı gözyaşlarım döndü deryaya

İlticalar ettim ulu Mevla’ya

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Niçin hizmet ettin sen bu güllere

Selamımı verdim esen yellere

Benden selam salın ulu Servere

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Dertliler derdine bir çare arar

Ne amel işledin ol Hakk’a yarar

Ol Mahşer gününde ne sorgular var

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Gafil durma gönül Mevla’ya yalvar

Mevt’in acısından bu cihan ağlar

Muhammed Nurunu gördün mü dağlar

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Duymadın mı gönül Mahşer var derler

Dürülüp semalar atılır yerler

Okunup defterler hesap verirler

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Sür’lar vurulunca dirilir ruhlar

Karışır deryalar atılır dağlar

Herkes kabrinin başında ağlar

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Dağlar aciz kaldı benim sesimden

Hakikat verilmiş son nefesimden

Yakında ayrılır Ruh kafesimden

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Düşmüşüm çöllere pek yakın Tur’a

Ciğer püryan olmuş sızlıyor yara

Ol Mevla’nın Nuru doğmuştur bura

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Kumlara boyanmış şehidler kanı

Veren alır imiş bu tatlı canı

Nelerden kurtarır Mevla insanı

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Muhammed Nurunu gördün mü dağlar

Vadiler sahralar ah çeker ağlar

Şehidler yaresin Huriler bağlar

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Muhammed adın mağrıp maşrıg anardı

Aç gelen kervanlar bunda kanardı

Eskiden bu çöller böyle yanardı

Gecelerde doğar Nuru Muhammed

 

Ötme bülbül ötme güle mi yandın

Yoksa aşık mısın erken uyandın