|
  
-Hz. Mevlana’dan Çağlar
Aşan Öğütler-
Başarı ve Mutluluk Yolunda
HİKMET DOLU 39 SÖZ
-
Gözde kıl büyük bir dağ kesilir.
-
Yalnızlıktan ümitsizliğe düşünce,
güneş gibi bir sevgilinin gölgesi altına gir.
-
Kürk kışın işine yarar, baharın
değil.
-
Akıl başka bir akılla birleşti mi
nur, nefis başka bir nefisle bir araya geldi mi karanlık artar.
-
Bilgiyle uyumak uyanıklıktır. Vay
bilgisizle oturan uyanık kişiye!
-
Gül olmayınca bülbül sükut eder.
-
Eğer körsen köre teklif yoktur.
Değilsen yürü, sabır kurtuluşun anahtarıdır.
-
Bir güzel peşine çirkini
takıyorsa onunla alay ediyor demektir.
-
Ektiğin dikeni gül bahçesinde
arama!
-
Sopa Musa’nın elinde doğruluğunu
şahid oldu; sihirbazın elindeyse bir şeye yaramadı.
-
Çarpık ayakkabı nasıl çarpık
ayağa uyarsa, şeytanın afsün ve efsanesi de doğru olmayan
gönüllere uyar.
-
Rahmetim o ağlamalara bağlıdır.
Kul ağladı mı rahmet denizi kabarıp dalgalanmaya başlar.
-
Nice kişiler vardır ki, kükremiş
aslangibi avını yemeden dünyadan gitmişlerdir.
-
Sabır güzel hayallerle
tatlılaşır. Çünkü herşeyden önce içinde bulunduğun sıkıntıdn
kurtulma hayaline düşersin.
-
Ben bu çalışıp çabalama
dünyasında iyi huydan daha iyi bir ehliyet görmedim.
-
Cömertlik gözden gelir, elden
değil.
-
Asa Musa’nın elinden su içti.
Fir’avun’un salatanatını bir lokma etti.
-
Alemde her hünerin fikirle kaim
olduğunu bilmez misin?
-
“Yarın yaparım!” deme. Nice
yarınlar geçti. Ekin zamanı tamamiyle geçmesin, agah ol!
-
Ne mutlu o çirkine ki, güzele eş
ve arkadaş oldu. Vah eşi kış olan gül yüzlüye!
-
Kara odun ateşe eş olur, karanlğı
gider, baştan başa nur kesilir.
-
Vücudunda hangi huy galipse, o
huyun suretinde haşredilirsin.
-
Madem ki hırsızlık yapıyorsun,
bari latif bir inciyi çal! Madem ki hamallık ediyorsun yüce bir
yük yüklen.
-
Bir evin temelini atacakları
vakit oradaki eski yapıları yıkarlar.
-
Arı duru çıkarmak için önce
yerden toprak çıkarırlar.
-
Nerede bir dert varsa deva oraya
gider. Su, nersei alçaksa oraya gider.
-
Kurt nerden Yusuf’a aşık olacak?
-
Yarasa güneşi görmez. Görüyorum
dese dahi gördüğü güneş değildir.
-
Biri buğday elde etmek için ekin
ekerse, sonunda samanı da elde eder.
-
Köpek bile alim olunca savaşta
çevikleşir. Köpek bile arif olursa Eshab-ı Kehf’ten olur.
-
Yıllardır yol yürüyoruz, yine de
ilk konakta esiriz.
-
Analara doğum sancısı tutmasa
çocuk doğmaya hiçbir yol bulamaz.
-
Güzel bir ağaç dalı kötü bir
ağaca aşılansa, o güzellik kötü ağacın da tabiatını da
güzelleştirir.
-
Yemin etmek yabancı kişinin
adetidir.
-
Ateşi daima suyla korkuturlar;
fakat suyu hiç ateşle korkutabililer mi?
-
İbadetlerin netice vermesi için
zevk gerek.
-
Ticarette kamil değilsen, yalnız
başına dükkan açma.
-
Köpeklerin dudakları değdi diye
deniz kirlenmez.
-
İnci deniz dibinde, çer çöp
sahile vurmuş.
Hz.Mevlânâ’nın en büyük eseri,
Türk- İslâm sanatının şaheserlerinin başında gelen Mesnevî’sidir.
25000’i aşkın beyitten oluşan bu eserde, İslâm düşüncesi çeşitli
hikâye ve darb-ı mesellerle anlatılmaktadır. Form gereği arûzun
“fâilatün/ fâilatün/ fâilün” vezniyle ölçülmüş olan eserin beyitleri
kendi aralarında kâfiyelidir. Mesnevî’nin ilk 18 beyti Hz.Mevlânâ’nın
bizzat kendisi tarafından yazılmış, kalanı ise Çelebi Hüsâmeddin
tarafından kaleme alınmıştır.
Muhtelif zamanlarda söylediği
gazelleri Dîvân-ı Kebîr yahut Dîvan-ı Şems-i Tebrîzî adlarıyla
toplanmıştır. (Hz.Mevlânâ kendisini Şems-i Tebrîzî ile bir kabûl
ettiğinden, şiirlerinde Şems-i Tebrîzî mahlasını kullanmıştır).
Arûzun çeşitli kalıplarının kullanıldığı bu şiirlerde, muhtelif
konular işlenir.
Dörtlükleri de Rubâiyyât başlığı
altında toplanmıştır.
Fîhi-mâ-fîh, Hz.Mevlânâ’nın
sohbetlerinin not edilmesinden meydana gelmiş Farsça mensûr
eseridir. Bu eserde âyetler tefsîr edilmiş, hadîsler şerhedilmiş,
böylece tasavvufî dünya ve ahiret görüşleri amel, ahlâk, ibâdet
konuları hikâyelere bağlanarak anlatılmıştır.
Hz.Mevlânâ’nın bir diğer eseri
de yedi vaazının veya öğüdünün not edilmesiyle meydana gelen
Arapça-Farsça mensûr eseri Mecâlis-i Seb’a’ dır. Bu vaazların Şems-i
Tebrîzî ile buluşmadan önce Konya câmilerinde oğlu Sultan Veled ve
diğer kâtipler tarafından yazıldığı rivâyet olunur.
Mektûbât da Hz.Mevlânâ’nın
mensûr eserlerindendir. Başta Alâeddin Keykûbat olmak üzere Selçuklu
Devleti’nin ileri gelenlerine, dostlarına herhangi bir konu ile
ilgili olarak yazdığı 145 mektubun bir araya getirilmesiyle
oluşturulmuştur.
Hz.Mevlânâ’nın gerek mensûr ve
gerekse de manzûm tüm eserlerinde; olağanüstü bir akıcılık gözlenir.
Üslûbu süslü fakat anlaşılırdır. Âyetler, hadîsler hikâyelerle
açıklanmış; konular zevkle takip edilir bir hâle getirilmiştir.
ladikli ahmed hüdai , ladikli ahmet hüdai ,
ladikli ahmet ağa , ladikli ahmed ağa , hızır , Allah aşığı , Hak aşığı ,
ladikli ahmet ağa yardımlaşma ve dayanışma derneği , ladikli ahmet ağa dayanışma
ve yardımlaşma derneği , osman
karabulut , erhan kaya , mevlana , ladik , ahmet , hüdai , konya , konyalı ,
Muhammed , Allah , mevlana ve atatürk , mesnevi , divanı kebir , ahmed ağa ve
mevlana
|